Galatasaray Futbol Yazarları

 

galatasaray
 

Skor değil, tur önemli

 

-Galatasaray, istediğini aldı...

Takım Sivas'a gelirken amaç neydi? turu geçmek. Galatasaray turu geçip finale adını yazdırdı mı? evet... o zaman sorun yok demektir. Mağlubiyet hiçbir zaman Galatasaray'ın kabul edeceği bir durum değil ancak ilk maçı düşünerek oynamak Galatasaray'ın hakkı. Sonuçta hafta sonu çok önemli bir derbi var önünde.
 

-Yedekler istekliydi...

Muslera, Sneijder, Melo, Burak gibi yıldızlar derbiye saklanırken, Pandev, Dzemaili, Yekta gibi yedek bir kadroyu tercih etti Hamzaoğlu. Takım mağlup olmuş olsada, maç içersinde oyuncuların isteğinde, azminde fazla sorun yoktu. Özellikle Yasin, oyuna girdikten sonra daha derli toplu bir Galatasaray vardı.
 

-Hedef 2 kupa...

Neticede kupada final geldi. Bu kadar yaklaşmışken kupayı almak isteyeceklerdir. Ayrıca final maçı böyle olmayacaktır. Ligde ise son iki haftaya Fenerbahçe'nin üç puan önünde girmek avantaj. En büyük tehlike asla Fenerbahçe değil, rehavet. Beşiktaş maçını iddiasız bir rakip olarak görmemek lazım. Grur yapıp saldıracaktır Beşiktaş. Galatasaray derbiyi mağlup olmadan bitirirse şampiyon olur.
 

Çifte kupa bekliyoruz. Herşey sizin elinizde Aslanlar, sadece 3 maç sıkın dişinizi, bitirin işinizi....
 

Serkan Özpınar
 

GSfutbol.com 20 Mayıs 2015 Çarşamba
 

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şampiyon Kaleci

 

Şampiyonluğa 3 maç kala tehlikeli deplasmanların birinden daha kayıpsız geçtik.Bu zor virajda ise, direksiyonda tartışmasız Muslera vardı. Çok net 2 pozisyonda takımını resmen uçurumdan aldı.Muslera gibi bir tutanın varsa işin %50 sini neredeyse çözmüş oluyorsun. Takımın hazırlıksız yakalandığı yada basit pozisyonlar verdiği anlarda Muslera adeta her maç devleşiyor. Şampiyonluğa 3 kala bu performans bizi daha çok umutlandırıyor.

 

Mersin iyi bir takım ve iyi bir hocası var. Maça da iyi başladılar. Sabri-Semih ve Telles- Hakan arasına denedikleri hücum ve paslar ile gol pozisyonları aradılar ve buldular. Burada bize sevindiren Muslera'nın performansı ve defansın bu ataklara Melo ile araları sıkıştırıp erken tepki vermesiydi.

 

Savunma Melo'nun dönüşüyle rahat bir nefes almış gibi gözüküyor. Melo'nun yokluğunda çok iyi işler yapan Hamit'inde hakkını yememek lazım ama Melo takım için çok farklı bir etken . Hamit en son performansı ile dönerse orta saha muhtemel Hamit - Melo- Selçuk şeklinde olur.



Yasin'in attığı gol için ise, aldı verdi arada ufak bir bel kırma operasyonu derken çok net bir şut ve harika bir gol diyebiliriz .Yasin son 2 hafta düşün performansının üzerine maç kazandıran golü atan adam rolünü üstlenmesi onun içinde bizim içinde harika bir moral oldu.

 

Galatasaray son maçlar da gol yemiyor bunun sebebi daha dengeli ve daha konsantrasyonu yüksek futbol oynuyor olması. Bu maçta özellikle 2. yarı Galatasaray  bu oyunu harika oynadı. Pozisyon vermedi, maçı soğuttu yüklendiği anlarda hızlı çoğalıp gol pozisyonları buldu. Kalan 3 maçta da bu strateji ile oynayacak Galatasaray için şampiyonluk çok ama çok yakın .

 

 

Yazarımız Hüseyin Çalışkan

Hüseyin Çalışkan (@huseyinveGS) | Twitter 

GSfutbol.com Galatasaray Haberleri 13 Mayıs 2015 Çarşamba

 

 

 

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

 

Adım adım finale
 

Kaldı dört maç. Galatasaray emin adımlarla finale doğru yürüyor. Artık önemli olan sadece üç puan gerisi teferruat.
 

Aslında oyunun hakkı 1-0 değildi. Daha farklı olabilirdi. Burak'ın boş kaleye kafa vuruşunu yapamayışı Galatasaray'ın golle daha erken buluşmasını engelledi. Ayrıca Burak'ın düşürüldüğü pozisyon bana göre penaltıydı. Neticede Galatasaray istediğini aldı. Üç puanı cebine koydu. Şimdi arkasına yaslanıp rakiplerinin maçlarını rahat izleyecek.
 

Muslera, bugün yine bazı kritik pozisyonlarda kalesini gole kapattı. Sabri bugün çok çalıştı. Göbekte Semih-Chedjou ikilisi takım için ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Olcan istekliydi. Kaptan Selçuk sorumluluğunun bilincindeydi. Golüyle resmen hayat verdi. Melo yine hırslıydı. Bruma ve Yasin bugün etkisizdi. Sneijder ve Burak gol yapamadı ama rakibi yıprattı. Sonradan giren Emre, faydalı oldu. Umut?
 

Haftaya Mersin deplasmanı kolay maç değil. Ama artık kalan hiçbir maç kolay değil. Galatasaray, isteğini ve aklını ortaya koyarsa yenemeyeceği takım yok. Bu saatten sonra bu şampiyonluk bırakılmaz.
 

Yazarımız Serkan Özpınar
 

GSfutbol.com 09 Mayıs 2015 Cumartesi

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Takım Şampiyonluk moduna girmiş
 

Dün izlediğim Galatasaray, Akhisar'da beklenenin aksine kolay bir galibiyet aldı. Maçın başında 10-15dk müthiş oynamasada elindeki usta işi futbolcularla golü bulmasını bildi. Şut rekortmeni Sneijder yine kaleyi yoklayınca, dönen topu Burak'ın akıl dolu takibi Galatasaray'ı öne geçirdi. Akhisar daha ilk golün şokunu yaşarken Burak güzel bir kafa golü daha atınca Galatasaray ilk yarım saatte skor avantajını yakalamış oldu. Takımdaki hava bana futbolcuların şampiyonluk modunda olduğu izlenimini verdi. Sahadaki tek amacın galip gelmek ve skoru alınca ona sahip çıkmak hissiyatını anlamak zor değildi.
 

Herkes farkın açılacağını düşündü fakat öyle olmadı. Galatasaray muhtemelen önündeği yoğun fikstürüde düşünerek olası bir kart veya sakatlık yaşamamak için oyunu rolantiye aldı. Akhisar'da zaten 2-0 geriye düştükten sonra oyundan düştü. Bu sebeble ikinci devre keyifsiz bir maç oldu.
 

Kaldı beş maç. Galatasaray rakiplerine göre daha avantajlı duruyor.
 

neden..?
 

Şuanda averajla Beşiktaş'ın ardında gibi gözüksede, derbiyi sahasında oynayacak olması ve ligin ilk yarısında Beşiktaş'ı deplasmanda 2-0 yenmesi olası ikili averaj ihtimalinde Galatasaray'ı avantajlı kılar. Fenerbahçe ile olan durumuna baktığımızda 1 puan önde olması ve kalan beş maçın üçünü evinde oynayacak olması, üç maç deplasmana gidecek fenerbahçe'ye göre yine Galatasaray'ı bir adım öne çıkartıyor.
 

Tabi bunların hepsi olasılık, sonuç ne olur kesin olarak bilemeyiz ama heycanlı bir yarışın içinde olacağımız kesin.
 

Yazarımız Serkan Özpınar

05 Mayıs 2015 Salı

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Allah’ın bize hediyesi Sneijder
 

Şampiyonluğa giden zorlu mücadelenin yanında, Türkiye Kupasını da müzesine götürmek isteyen Galatasaray, Sivas maçına da bu düşünce ile çıktı. As kadroya yakın bir 11 ile sahaya çıkan Galatasaray talihsiz bir gol yiyerek başlasa da, baskıyı artırıp erken goller ile cevap vermekte zorlanmadı.


Galatasaray yediği golde, yine daha önce yediği gollerde olduğu gibi basit bir top kaybının cezasını çekti. Yenilen gollerde sadece defansı suçlamanın da yersiz olduğunu yediğimiz son 3-4 golde görebiliriz. Galatasaray muhakkak ki seneye defans takviyeleri yapmalı ama takım savunması ve basit top kayıplarının çözümleri de artık bulunmalı.

 

Sabri geriye dönüşlerde ve savunma oyununda zorlansa da attığı harika sol ayak plase golü ile onu Reis diye seven bizleri bir kez daha sevindirdi. Onun bulduğu gol ile Galatasaray oyuna ortak oldu ve vitesi artırıp golleri bulup farkı artırdı.
 

Sneijder için her yazıda ayrı bir paragraf açsak azdır herhalde. Hagi’den sonra Hagi’yi izleyemeyen gençlere ve izleyip onun futbolunu özleyen bizlere Allah’ın bir hediyesi Sneijder. Bu gecede sadece attığı harika frikik golü ile değil oyuna kattığı derinlik, kalite ve zeka ile yine onu izleyen bizleri mest etti. Attığı gol için ise tam bir usta işi demek yeterli olur mu bilmiyorum. Sivas kaleye bir kaleci bir futbolcu ile kapamaya çalışırken başına gelecekleri biliyor gibiydi. Araya 2 adam daha soksalar Sneijder o topu yine kaleye sokacak deliği bulurdu demek hiç de zor değil.
 

Sneijder ile atılacak goller, gelecek şampiyonluklar ve onun için yazılacak yazılar bitmeyecek.
 

Galatasaray bugün aldığı net skor ile Şampiyonlukta bizim Kupada bizim dedi. Sadece konsantrasyon ve inanmak, güzel günler bizi bekliyor.

 

 

Yazarımız Hüseyin Çalışkan

Hüseyin Çalışkan (@huseyinveGS) | Twitter 

GSfutbol.com Galatasaray Haberleri 30 Nisan 2015 Perşembe

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


 

Yaz 3 Puan Daha
 

Hamza Hoca, haftaya '' 7 de 7 yaparsak Şampiyonuz ''  sloganı ile girmişti. Fenerbahçe'nin haftaya puan kaybı ile başlaması, 7 de 7 sloganını matematiksel olarak da doğruluyordu.Galatasaray'ın maça önde Umut-Burak ile başlaması Sneijder'in yokluğunda olağan gözükürken, Umut'un uzun süredir formsuzluğu ve gol becerisindeki eksikliği kafaları karıştırıyordu. 


Artık futbol çok koşan futbolcular ile oynansa da modern futbol asla sadece koşmak değildir. Artık çok yönlü futbolcu tipleri ile başarı ve başarılar geliyor. Çok koşacaksın ama gol pozisyonunda da diri kalacaksın. Modern futbolda alan daraltan ve takım savunması yapan rakiplere karşı gol pozisyonları bulmak bu kadar zorken yakaladığın 2-3 pozisyonu da gol yapamazsan işler dahada zorlaşıyor. 

Dizilişte Emre'nin kanatta başlaması, Sneijder'in yokluğunda beklediğim senaryo değildi. Burak'ın arkasında 10 numara pozisyonunda oynayan Emre, adam eksiltmesi, araya atacağı toplar ve hücumda oyunu en net okuyan ve yönlendiren yapısı ile daha faydalı olabilirdi. Zaten 2. yarıda yapılan değişiklikler ile bu pozisyona geçen Emre oyununu ve takımın oyununu daha pozitif hale getirdi. 11.072 mt koşu mesafesi ile takımın en çok koşan oyuncusu olması ise onun formayı tekrar kazanmayı ne kadar istediğini bize gösterdi.

Sol kanatta önde ve arkada bir türlü istenilen performansı veremeyen Olcan fazla kilolarından kurtulması gerektiğini ve seneye bu şansları da bulmasının zor olacağını fark etmeli.

Oyuna sonradan giren Yasin ve Bruma için maça keşke onlar ile başlasaydık demek çok da zor değil. Her ikisi de şuanda takımın en net iki kanat oyuncusu. Yasin uzun süredir zaten formda Bruma ise oynadıkça daha iyi olacak. 

Yaşadığı sakatlıktan sonra bel fıtığı ameliyatı olan mucize adam Melo ise takımın topla topsuz en faydalı ve en kaliteli 2 adamında biri olduğunu bize yine gösterdi. Melo uzun süredir gol yeme alışkanlığımızı da gelişi ile sonlandırmış oldu. Selçuk ise oyunda aktif pasları ile hücum etkinliğinde çok görünmese de yapmış olduğu mücadele ve 11 km koşu mesafesi ile günün iyi isimleri arasındaydı. Selçuk hücum etkinliğini artırmalı 3. bölgede daha çok olmalı, goller atmalı, asistler yapmalı çünkü bu vasıflar onda var sadece eskisi kadar istekli ve güvenli olmalı.

Önümüzdeki yıl her yıl olduğu gibi defansın sağ ve sol kanadına oyuncu arayışımız maalesef sürecek gibi gözüküyor . Telles ve Sabri ile önümüzdeki yıla başlamak mümkün gözükmüyor. Sabri tüm iyi niyetine rağmen kademe hataları yapıyor ve dönüşlerde hep sorun yaşıyor. Telles ise geldiği günden beri beklentiyi karşılayamadı ne hücumda ne defansta vasatı aşamadı. Chedjou ise defansta seneye kalabilir diyebileceğimiz futbolu oynayan 2-3 isimden biri.


Gelelim bu maçın atan ile tutanına. Muslera kaleyi yine gole kaparken güven vermeye devam etti. Golü ise hücum hattından beklerken yıllardır beceremediğimiz bir ön direk organizasyonu ile günün atanı Hakan oldu. Çok net ve güzel bir kafa golü ile Arena'nın 200. golünü atarken, bu çok önemli 3 puanı da Galatasaray'a kazandırmış oldu.

 

Yazarımız Hüseyin Çalışkan

Hüseyin Çalışkan (@huseyinveGS) | Twitter 

GSfutbol.com Galatasaray Haberleri 27 Nisan 2015 Pazartesi 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Formalite Yerine Geldi
 

Bu tür maçlara konsantre olmak çok zordur. İlk maçı 4-0 kazanmışsın, ligde kalmış 8 maç, akıllar 4. yıldızda. Herşeye rağmen, yedekleri ve özellikle sakatlıktan yeni çıkan Melo ve Semih'in son durumunu görmek açısından da anlamı olan maça hızlı başlayan bir Galatasaray vardı. Dakika 1 gol 1 deyince zaten çokta kasmaya niyetli olmayan takım iyice rahatladı. Neticede formalite bir maçtı. Oynandı ve bitti. Galatasaray yarı finale yükselmiş oldu. 

Biraz detaya inecek olursak Sinan kalede bugün fena değil diyecekken fena hatalı bir gol yemesi gerçekten üzücü oldu. Melo sakatlığı atmış belli ama temkinli oynadı üzerinde biraz ürkeklik var. Buda çok normal zor bir dönemden geçti. Semih'in maç eksiği çok belli, bence Trabzon maçında oynaması hata olur. Hazır değil çünkü. Dzemaili'nin takımla alakası yok derhal iyi bir müşteri bulup elden çıkarılması Galatasaray'ın hayrına olur. Pandev bişeyler yapmaya çalıştı, güzelde bir asist yaptı Yekta'ya fakat üst düzey maçlarda bunları yapmaya gücü yetmiyor malesef. Pandev'le ilgili düşüncem ayrılması doğru karar. Tarık kendisine güvenenleri hayal kırıklığına uğratmaya devam ediyor. Böyle giderse devamda edecek gibi derhal toparlanmalı. Aydın Yılmaz'ın iyi olacağını beklemek bence artık gereksiz. Nitekim olmuyor bugünde olmadı zaten. Sinan Gümüş bu sezon fazla şans bulamadı ama gelecek sezon Galatasaray ondan faydalanacaktır. Yetenekli ve yıldız kumaşı var gibi geliyor bana. Kısaca bugün şans bulan oyuncuların çoğunun Hamza Hoca tarafından ligde neden forma şansı bulamadığını bugün izleyerek tekrar görmüş olduk. Bugün sahada olanların büyük kısmı gelecek sezon Galatasaray'da olmayacak olmamalı zaten. Zira yarı finalde Kayseri ya da Sivas hangisi gelirse as takım olmadan elemekte bu kadro zorlanabilir.

Lige dönecek olursak, kalan 8 maçın hepsi final. Umarım arzu edilen sonuç çıkar ve Galatasaray 4. yıldızı alır. Çokta zor değil istersek başarabiliriz. Bu konuda Hamza Hocaya ve takıma inancım ve güvenim var. Başarılar...

Yazarımız Serkan Özpınar 16 Nisan 2015 Perşembe

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İyi ki varsın Sneijder 

Galatasaray şampiyonluk yolunda 26. haftayı da kayıpsız geçti. Ligin sonuna yaklaştığımız bu haftalarda her 3 puan altın değerinde. Kayıpsız geçtiğimiz her maç rakipler üzerinde muhakkak büyük baskı yapacak ve bu baskı rakiplerin puan kayıplarına da sebep olacaktır.

Galatasaray maça son haftalarda alıştığımız gibi baskılı başladı ve 25. Dakikada Yasin ile bulduğumuz gol bize gollü bir maç izleyeceğimiz sinyalini verdi. İlk yarı gelmeyen 2. ve 3. Goller bize Burak Yılmaz’ı hatırlatırken, artık geri dönmesinin şampiyonluk yolunda ne kadar önemli olduğu da anlaşılıyordu. İlk yarı kaçan gollerin ardından, Sneijder ikinci yarıya harika bir gol ile başlama keyfi sunuyordu.

Sneijder attığı goller dışında da bugün çok istekliydi. Onu bu yaşında Galatasaray’ımızda izlemek bizim için büyük şans. 10’nun adı Hagi’den sonra 10’nun adı Sneijder diyebilme heyecanı ile onu izleme keyfi yaşıyoruz.

Konsantrasyon Eksikliği

Umut Bulut’un attığı 3. golden sonra maç 5-6 olucak derken, en büyük sorunumuz KONSANTRASYON eksikliği kendini hissettirmeye başladı. Galatasaray skor ne olursa olsun takım defansı ve oynama arzusunda vazgeçmemeli. Eğer böyle düşüşler yaşarsak rakiplerin gol ve golleri bulmasının ne kadar kolay olduğunu, yediğimiz 2 golle görmüş olduk .

Hamit Selçuk ikilisinin her hafta iyi performansını izlesek de Melo’nun eksikliği takım savunması ve konsantrasyonu açısından ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Melonun dönüşü ile orta saha, Hamit Melo Selçuk 3’lüsü olarak da denenebilir. Kolay yenen gollere ve konsantrasyon sıkıntısına çözüm olacaktır diye düşünüyorum.

Neyse ki yenen 2 golün ardından Sneijder bu ligin en büyük yıldızı olduğunu bizlere büyük bir keyifle hatırlatırken, şampiyon Galatasaray olacak diye herkese haykırıyordu .

Yazarımız Hüseyin Çalışkan

Hüseyin Çalışkan (@huseyinveGS) | Twitter 


GSfutbol.com Galatasaray Haberleri 05 Nisan 2015 Pazar 

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

Bazılarını Üzmeye Devam Edeceğiz…

 

Ligin son haftaları ve artık kimseye kolay maç, kolay 3 puan yok. Bunu artık hepimiz biliyoruz. Galatasaray maça, ilk yarı skorunun ve birçok yazar, çizer, konuşurun dediğinin aksine hiç de kötü başlamadı. Gol pozisyonları bulan oyunu önde tutan taraf Galatasaray’dı. Kasımpaşa kalemize 2-3 kere geldi gelmedi derken skor 2-0 oldu.

Skor 2-0 olmasına rağmen topla oynama oranlarını  %38 - %62’yi gösteriyordu. Daha net gol pozisyonları bulan taraf da bizdik.

Uzun süredir aynı savunma dörtlüsü ile oynayamamak ve Semih, Melo eksikliği maalesef basit goller yememizi sebep oluyor. Hamit Selçuk performansı ne kadar iyi olsa da Melo’nun orta sahada olmayışı takım direncini düşürüyor.

Burak’ın oyuna girmesi ile ikinci yarıya başlarken beklenenlerin olması için fazla zaman geçmedi. 10 dakika içinde Galatasaray müthiş geri dönüş ile maçı 2-3 getirmeyi başardı.

Hamit’in iyi futbolu, çok koşması ve  % 90 gibi pas yüzdesi ile oynaması Selçuk’un futbolunu çok olumlu etkiliyor. Selçuk 3. Bölgede Sneijder ve Burak’a ne kadar yakın olursa bulunacak pozisyonların sayısı ve tehlikesi artıyor.

Yasin’in her geçen gün artan performansı hepimizi fazlası ile şaşırtıyor. Skoru her an değiştirebilecek kadar etki etmesi, bence bu senenin en büyük şansı.

Hamza Hocanın Galatasaray’da ilk geri dönüş performansını bu maçta vermesi büyük hocalık kariyeri için harika bir başlangıç oldu. İyi takımlar ve iyi hocalar rakibine skor ne olursa olsun o maçı alabileceği baskısını kurmalı.

Galatasaray dün gecenin sonunda bazılarını üzmeye hatta daha çok üzmeye devam edeceğini gösterdi. Hatta bu üzüntüsü ile Veysel Sarı üzerinden şike imaları yapacak kadar alçalanları ve ahlaksızlaşanları bile gördük ekranlarda. Kimse canını sıkmasın Şampiyon Galatasaray olacak .

 

Hüseyin Çalışkan (@huseyinveGS) - Twitter

GSfutbol.com Yazarı  Hüseyin Çalışkan 22 Mart 2015 Pazar

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

Sen Üzülme Hamza Hocam

 

Başakşehir maçının 65. Dakikasında Hamza Hoca Yasin’i oyundan alınca hepimiz aynı soruyu sorduk.

‘’ Hoca Yasin’i neden oyundan aldı ? ‘’

Tabi ki Hamza Hocanın bununla ilgili gerekçeleri vardı. 2-0 önde olmak, Melo’nun yokluğunda Dzemaili’yi kazanmak gibi birkaç sebep denebilir. Gerçek olan hata ise Galatasaray’ı önde tutan, topu öne hızlı taşıyan ve skor yapma yaptırma ihtimali en yüksek iki oyuncudan biri olan Yasin’in oyundan alınmasıydı. 

Ama... Galatasaray gibi birçok kaliteli futbolcusu olan ve 2-0 önde olan takımlar için, bir oyuncu değişikliği bu tarz puan kayıplarına sebep olamaz olmamalı. 

O yüzden sen üzülme Hamza Hocam özürde dileme. 

Peki Hamza Hoca neyi görmeli neyi yapmamalı dersek. Fenerbahçe ve Başakşehir maçlarında gördük ki Galatasaray’da taşları yerinden oynatmak bize yaramıyor. Kazanan 11 de ısrar etmek ve iyi oynayan oyuncuda ısrar etmek bizim için şu kritik süreç de çok önemli.

Sadece 2 puan kaybettik. Ama adam gibi adam, hoca gibi kazandık. Bu gelecek için, bizim için, 2 puandan çok daha önemli. O yüzden sen üzülme Hamza Hocam. Biz seninle şampiyon olacağız ve 4. Yıldızı seninle biz takacağız.

 

Hüseyin Çalışkan (@huseyinveGS) - Twitter

GSfutbol.com Yazarı  Hüseyin Çalışkan 14 Mart 2015 Cumartesi

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

4. Yıldızın Anahtarı Kadıköy'de Saklı
 

Geldi, çattı bir Fenerbahçe maçı daha. Ama bu sefer durum farklı. Büyük bir avantajla 4 puan önde çıkıyoruz maça. Tam tersi olsaydı stres fazla olurdu. Yenersen fark 7 puan.

Bence Fenerbahçe yenilirse havlu atar. Hatta Beşiktaş'ta Sivas deplasmanında kayıp yaşarsa, tadından yenmez.

Çok zor değil. Bilmem kaç senedir bizi burda yenemediler gibi yalandan avuntularla oyalasın Fener. Daha kimse unutmadı Kadıköy'de ışıkları kapattıkları geceyi.

Yapılacak tek şey sakin olmak. Çünkü yenilmemek adına ortamı germek için ellerinden geleni yapacaklardır. Bu oyuna gelmemek lazım. Rahat olan biziz, sıkıntıda olan onlar. Bunu asla unutmadan, çıkıp işi bitirebiliriz. 

Galatasaray şuanda Hamza Hoca'nın da gelmesiyle müthiş istekli, arzulu, mücadele eden bir ruha büründü. Bu en çok özlediğimiz şey. Prandelli zamanında neydi o sahada gezen isteksiz takım hali. 

Kim beklerdi Sneijder'in Manisa maçında ilk onbirde oynayacağını. Adam oynamak istiyor. Bu isteği, şevki akılla birleştirip Kadıköy'de Fener'in fişini çekip gelmek içten bile değil. 

Burak'ın takıma dönmesi büyük fayda sağlar. Melo'nun yokluğu sorun olur diye düşünüyordum ama Hamit'in son iki maçındaki performansı içime su serpti. Yasin güzel bir form yakaladı. Selçuk çok istekli. Sabri eskisinden çok daha etkili oynuyor.

Kısacası Galatasaray çok formda. Uzun lafın kısası Hamza Hocaya ve oyunculara şunu söylemek isterim. " Kadıköy'de Fenerbahçe'yi yenin 4.yıldızın anahtarını cebinize koyun gelin. Biz sizi Florya'da bekliyor olacağız.

 

GSfutbol.com Yazarı  Serkan Özpınar 04 Mart 2015 Çarşamba

 

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

Söz Verdiğimiz Gibi 

 

                   '' Maksadımız İngilizler gibi toplu bir hâlde oynamak,bir renge ve bir isme mâlik olmak
                                                   ve Türk olmayan takımları yenmek. ''

 

Ali Sami Yen tarafından söylenen bu güzel söz Galatasaray'ımızın kuruluş ve
varoluş amacını belirleyecek ve yıllarca bu asil ruha hizmet eden herkese miras ve hedef olacaktı.

 

Evet Galatasaray Futbol Kulübü bir ruhun bir hedefin takımı.Bu ruh bu hedef ;
Metin Oktay'ın Galatasaray'a olan aşkında,Fatih Terim'in inancında,Hagi'nin kalitesinde can buldu yeşerdi.

 

Fatih Terim Hocamız ile 1996-2000 yıllarında ve son olarak 4 yıl önce, tekrar ruh bulan ve yeşeren bu aşk 2 yıl önce manasız bir kurumsallaşma saçmalığı ile son bulmuştu.Olan yine maalesef Galatasaray'ımızın 2 senesine olmuştu.

 

Şükürler olsun ki şimdilerde aşk yeniden yeşeriyor.Hamza Hocamızın liderliğinde, Muslera'nın ellerinde Semih Kaya sağlamlığında, Sabri Sarıoğlu'nun aşkında, Melo'nun hırsında, Selçuk'un adamlığında, Sneijder'in kalitesinde, Burak'ın gollerinde, Sinan Gümüş ve Bruma'nın gençliğinde Galatasaray Ruhu geri dönüyor! Güzel günler bizi bekliyor.

 

Yine söz verdiğimiz gibi toplu bir hâlde oynayacağız, bir renge ve bir isme mâlik olacağız ve Türk olmayan takımları yeneceğiz.

 

Hüseyin Çalışkan (@huseyinveGS) - Twitter

GSfutbol.com Yazarı Hüseyin Çalışkan 14 Şubat 2015

 

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

10'un Adı Gheorghe Hagi

 

Iancu ve Chirata'nın dördüncü çocukları 5 Şubat 1965’de dünyaya gelmiş ve 
ailenin bu dördüncü çocuğuna büyük babasının ve 9 aylıkken ölen ağabeyinin ismi verilmişti.

 

Artık onun adı Gheorghe  Hagi idi 

 

En büyük efsanem sanırım bir çoğumuzun da öyle. Galatasaray'a geldiğinde bir çok kişi onu yaşı sebebiyle eleştiriyordu. Ama daha 16 yaşında olan ben için , 1994 dünya kupasında Kolombiya'ya o mucizevi golü atan efsane 10 numara Galatasaray'ımıza geliyordu. 

 

Gazetelerde okuduğum transfer haberleri hala hayal meyal aklımda. Galatasaray'lı yöneticiler Hagi'nin eşini ikna etmeye çalışıyorlar, Hagi Türkiye'ye gelecek mi? derken Hagi Galatasaray'a imzayı atmıştı.

 

Artık yıllarca dilden dile , babadan çocuğa anlatılacak o mucize 4 yılın 10 numaralı kahramanı Galatasaray'daydı .

 

Hagi'nin sol ayağı için sayfalarca yazılar yazılacak, futbol zekası için günler aylar yıllarca 
konuşulacaktı. Galatasaray taraftarı artık her duran top da Goool diye bağırmaya hazır bekleyecekti.


Uzaklardan çok uzaklardan şutlar çekip goller atacaktı . Golle buluşması için orta sahayı biraz geçmesi yetecekti.


Tüm dünya yıldızlarına zeka dolu çalımlar atacak kalecilerin baş belası olacaktı.
Sola ayağı konuşulurken sağ ayağı ile de öyle goller atacaktı ki en iyi 10 golü sıralamasına belki de sağ ayağı ileattığı 3-4 golü girecekti. 

 

Üst üste Lig , UEFA ve Süper Kupa şampiyonluklarının  sırtında 10 numaralı forması ile 
1 numaralı kahramanı olacaktı.

 

O Galatasaray' da mutluluğun, başarının, zaferin adı olacaktı. Oldu da. 

Bizim hayal ettiğimiz ne varsa oldu ..Hayal edemediklerimiz bile onunla gerçek oldu.

Tarifsiz bir çok mutluluğun kaynağı oldu. 

 

Binlerce kez teşekkürler Hagi, iyi ki doğdun, iyi ki varsın ve Galatasaray ile hayatımızın bir parçası oldun ...

 

Hüseyin Çalışkan (@huseyinveGS) - Twitter 

GSfutbol.com Yazarı Hüseyin Çalışkan    05 Şubat 2015

 

 

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

 

 

Yenemiyorsan Yenilmeyeceksin 

 

GSfutbol.com Merhaba Dedi ..
 
Geçtiğimiz günlerde test yayınına başlayan GSfutbol.com, tüm Galatasaray'lı futbolseverlere merhaba dedi.

 

Galatasaray taraftarının gündemi tek bir noktadan takip etmesini sağlayacak olan GSfutbol.com aynı zamanda eğlence ve futbola farklı bir bakış hedefliyor.


Sosyal ağlarda taraftar ile etkileşim içinde olup taraftarında nabzını yoklayacak ve bunu duyuracak olan GSfutbol.com sizlerle beraber büyümeyi hedefliyor.
 

Ben tüm içtenliğimle başarısına inandığım GSfutbol.com 'a aramıza hoşgeldin demek istiyorum.

 

Bursaspor Maçının Ardından 
 
Bursaspor maçının zor geçeceği aslında hepimizin ortak düşüncesiydi. Fatih Terim'in gidişinden sonra kaybettiğimiz kazanma hırsı ve öz güven eksikliğini Hamza Hoca ile tekrar kazanmış olmamız, tüm Galatasaray camiası için büyük güven oluşturmaya başladı. 

 

Bu düşüncelerle başladığımız Bursaspor maçı , iki takımında önde basma ve hızlı atakları ile başladı.

 

Maç başlarken genelde konuşulan Telles'in sol önde oyuna başlayacak olmasıydı.Hamza Hoca,Telles'i sol önde kullanırken
Bursaspor'un sağ kanat etkinliğini Telles ile önde basıp azaltmayı ve aynı zamanda hızından yararlanıp ani hücumlar ile gole gitmeyi hedefliyordu.

 

Bursaspor'un maçın başlarında bulduğu etkili pozisyonları 2 açıdan yorumlayabiliriz.

 

Defansta Chedjou'nun formsuzluğu ve orta sahada Selçuk'un olmaması.
Chedjou Afrika Kupası'ndan belli ki yorgun gelmiş.Arada tatil yapmaması ve kampa dahil olamaması takım konsantrasyonu eksikliğini ortaya çıkarmış olabilir diye düşünebiliriz.

 

Bursaspor'un defans arasına her attığı top bu konsantrasyon eksikliği sebebi ile tehlike oluşturdu.

 

Galatasaray'ın defans arkasına atılacak toplarda çok çizgide kalmaması derinlik oluşturması lazım ki bu önümüzdeki maçlarda Hamza Hocanın müdahalesi ile gerçekleşecektir.

 

Diğer açıdan ise Selçuk'un orta sahada olmayışı Galatasaray'ın baskı yediği dakikalarda oyunun temposunu düşürememesine ve pas oyununu yapamamasına sebep oluyordu.

 

Baskı yediğiniz dakikalarda Selçuk gibi ayağında top tutan faul alan oyuncunuz varsa işler daha kolaylaşabiliyor.

 

Bu 2 sebep Bursaspor'un ilk yarı daha çok baskı kuran görüntüsüne sebep verdi.

 

Galatasaray pas oyunu yaptığı ve 3.bölgede baskıyı kurduğu dakikalarda Sneijder'in harika pası ve Umut’un kafa vuruşu ile golü buldu.Aslında burda dikkati çeken Galatasaray oyunu 3.bölgeye ne kadar çok yığmayı başarır ve o bölgede Sneijder,Melo ve Selçuk ile pas trafiğini ve şut denemelerini artırırsa, goller ile buluşmasıda o kadar çoğalacaktır denklemini görmek ve bu oyunda ısrar etmek gerekir.

 

Bursaspor'un golü bulmasında baskılı oyununun yanında Sabri'nin sakatlanması ile defanstaki 3 futbolcunun yer değişmeside büyük faktör ve şansızlık oldu.

 

Aynı zamanda yukarıda bahsettiğim Chedjou ve Selçuk faktörleride golün yenmesine ve bu tarz poziyonlar verilmesine sebep oldu.

 

İkinci yarı baskıyı azaltan Galatasaray gol pozisyonları bulmaya çalışmasına rağmen Burak'ın eksikliğini hissetti.Bursaspor'un köşe vuruşunda bulduğu 2. Gol ise yine defanstaki aynı konsantrasyon eksikliğinin ürünüydü.

 

Son dakikalarda yaptığımız baskının sonucunda bulduğumuz serbest vuruş ve sonrasında Volkan'ın elle müdahalesi penaltıyı kazandırdı. Bu büyük hata bizim için büyük şans oldu denebilir ama o dakikalar da gol arayan bir Galatasaray bu pozisyonu hakketti diyebiliriz .

 

Emre'nin penaltı golü ile beraberliği yakalarken yine oyunun içinde kalıyor ve mücadele ediyor olmamız maç içinden bahsedebileceğimiz olumlu noktalardı.

 

Son dakikada Sinan ve Umut'un kaçırdığı pozisyonlar gol olsa idi bu kadar eksiğe ve zor bir rakibe karşı 3 puan ile maçı bitirmek büyük avantaj olacaktı.
 

 

Maç için yapılacak nihai yorum ise ;

 

Belki çok iyi oynamadık ama iyi mücadele ettik. Neticede olmadı, o zaman söylenecek tek şey yenemiyorsan yenilmeyeceksin .

 

Tebrikler Aslanlar.

 

Hüseyin Çalışkan (@huseyinveGS) - Twitter

 

GSfutbol.com yazarı Hüseyin Çalışkan 03.02.2015